- 20:46MUTFAKTA YANGIN, CEBİMİZDE UMUT KALMADI: İŞÇİNİN TALEBİ 40 BİN TL!”
- 13:24Doğuş Otomotiv ile Volkswagen, binek otomobillerin Türkiye’de üretimi için niyet mektubu imzaladı
- 14:25“Kimsesizlerin Hamisi, Garibanların Abisi Serdar Doğan İçin Sevenleri Duaya Durdu”
- 20:42vefa hazretleri
- 13:56EMEĞİN SESİ: BU ÜLKENİN GERÇEK GÜCÜ İŞÇİ VE EMEKÇİLERDİR! Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, yolları, binaları veya sahip olduğu ekonomik değerler değildir. O ülkenin asıl zenginliği, sabahın ilk ışıklarıyla işinin başına geçen, alın teriyle hayatı güzelleştiren işçi ve emekçileridir. Her sabah erkenden evinden çıkan, ailesinin rızkını kazanmak için yollara düşen milyonlarca insan var. Kimi fabrikada üretim yapıyor, kimi inşaatta ter döküyor, kimi tarlada çalışıyor, kimi direksiyon başında kilometrelerce yol kat ediyor. Kimi hastanelerde insan hayatı için mücadele ediyor, kimi sokakları temizliyor, kimi de gece gündüz demeden hizmet üretiyor. Onların ortak noktası ise aynı: Alın teri, emek ve helal kazanç mücadelesi. Ancak bugün işçi ve emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar görmezden gelinemez. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, iş güvencesi sorunları ve geçim sıkıntısı milyonlarca ailenin hayatını zorlaştırıyor. Bir işçi yalnızca kendisi için çalışmıyor. Çocuğunun geleceği, ailesinin huzuru, evinin kirası, mutfağının ihtiyacı ve yarınlara dair umutları için mücadele ediyor. Ne yazık ki çoğu zaman emeğin değeri, verilen ücretin gerisinde kalıyor. Oysa bir insanın emeği yalnızca saatlerle veya maaş bordrosundaki rakamlarla ölçülemez. EMEKÇİNİN HAKKI, İNSANCA YAŞAMAKTIR İşçi olmak sadece çalışmak değildir. İşçi olmak, ürettiğinin karşılığını adil şekilde alabilmek, güvenli koşullarda çalışabilmek ve akşam evine huzurla dönebilmektir. Her emekçinin insanca yaşayabileceği bir ücret alması, sosyal güvencesinin bulunması, iş kazalarına karşı korunması ve sendikal haklarını özgürce kullanabilmesi temel bir haktır. Unutulmamalıdır ki iş güvenliği bir tercih değil, zorunluluktur. Hiçbir kazanç, bir insanın hayatından daha değerli değildir. BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ İşçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, emeklinin ve tüm emekçilerin ortak bir beklentisi var: Adalet, eşitlik ve insanca yaşam. Emeğin karşılığını bulduğu, çalışanların haklarının korunduğu, gençlerin gelecek kaygısı taşımadığı ve hiçbir ailenin geçim sıkıntısı nedeniyle umutsuzluğa düşmediği bir toplum mümkündür. Bunun için işçinin sesi duyulmalı, sorunları konuşulmalı ve çözüm için somut adımlar atılmalıdır. Çünkü emeğin olmadığı yerde üretim, üretimin olmadığı yerde kalkınma, adaletin olmadığı yerde ise gerçek refah olmaz. SON SÖZ: ALIN TERİ KUTSALDIR Bugün fabrikalarda, tarlalarda, şantiyelerde, atölyelerde, hastanelerde ve hayatın her alanında çalışan bütün emekçilere sesleniyoruz: Siz bu ülkenin görünmeyen kahramanlarısınız. Ürettiğiniz her değer, verdiğiniz her emek ve döktüğünüz her damla alın teri bu toplumun geleceğine katkıdır. Kimse emeğinin karşılığını istemekten utanmamalı. Kimse insanca yaşamak istediği için suçlanmamalı. Unutmayalım: Bir ülkenin geleceği, emeğe verdiği değerle ölçülür. Yaşasın alın teri! Yaşasın dayanışma! Yaşasın işçinin, emekçinin ve üreten insanların onurlu mücadelesi! EMEĞE SAYGI, EMEKÇİYE ADALET!
MUSTAFA DOĞAN
1986 sakaryalıyım istanbul da yaşıyorum,..
MUTFAKTA YANGIN, CEBİMİZDE UMUT KALMADI: İŞÇİNİN TALEBİ 40 BİN TL!”
Artan hayat pahalılığı karşısında geçim mücadelesi veren çalışanlar ses yükseltti. Dört işçiden ortak mesaj: “Emeğimizin karşılığı, insanca yaşayabileceğimiz bir ücret olmalı!”
Gül Akpınar
1973 yılında Ordu’nun Mesudiye ilçesinde..
Hakkını Aramak Neden Bu Kadar Zor?
Başımıza bir haksızlık gelince çoğu insanın ilk tepkisi aynıdır: İlgili kuruma gitmek. Olayı anlatırız, bilgilerimizi veririz,...
Ilgın Öztürk
Sosyal hizmetler önlisans son sınıf..
Üçüncü Kapı: Evde Yaşlı Bakımında “Kişiye Özel” Demek Gerçekte Ne Demek?
Başka bir şehirde çalışan bir oğul düşünün. Annesi kendi evinde tek başına yaşıyor. İlaçlarını bazen unutuyor,...
Haber Merkezi
Doğuş Otomotiv ile Volkswagen, binek otomobillerin Türkiye’de üretimi için niyet mektubu imzaladı
KOCAELİ (PHA) – Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., Volkswagen Grubu şirketleriyle Volkswagen marka binek otomobillerin...
AYDIN UZKAN
SARI BİR VEDADIR SONBAHAR
Zaman, kollarındaki son yeşil yaprakları da nehre bırakırken, takvim yaprakları ruhun en kuytu köşesine açılan...
Tulin Yildirim
ZAMANIMIZIN GÖRÜNMEYEN ESARETİ: “İŞ-YAŞAM DENGESİ” YALANI VE ÇÖKEN AİLE
Sabah çalınan alarmın sesinden, gece yatakta telefona düşen son iş e-postasına kadar günümüz insanı, “ulaşılabilir” ve...
Umut Çetinbaş
08.03.2001 tarihinde Edirne’de doğdu, ilk,..
Kitap Tanıtımı: Bilim Tarihinin Akademik Hüviyeti
Bilim tarihi, yalnızca geçmişteki bilimsel keşiflerin ve gelişmelerin incelenmesinden ibaret değildir. Aynı zamanda bilginin nasıl üretildiğini,...
Zeynep Göğüsgeren
1999 yılında Çanakkale'de doğdum, 9..
Gösterişçi Meşguliyet
Kafamızı kaşıyamayacak kadar meşgul olmak, gerçekten bir statü göstergesi midir? Hayatımın her döneminde sosyal medyadan uzak...
Tuba Nazlı
Akıllı şehirler, kentsel yaşam ve..
HASTALIĞIMDAN DEĞİL, ANLAŞILMAMAKTAN YORULDUM
Bir çölyak hastasının toplumdan beklentisi: Biraz anlayış, biraz özen… Bazı insanlar için bir dilim pasta yalnızca...
Barış GÜRBÜZ
Barış Gürbüz; ebeveynlik, aile ilişkileri,..
Anne Baba Boşanır, Peki Çocuk Kiminle Ayrılır?
Anne Baba Boşanır, Peki Çocuk Kiminle Ayrılır? Bir evlilik bitebilir. Peki bir çocuğun annesine ve babasına...
Tahir Dinç
TUYAD, Marmara Üniversitesi ve TÜRKSAT İş Birliğiyle Afet Anı İletişim Eğitim Semineri Gerçekleştirildi
TUYAD, Marmara Üniversitesi ve TÜRKSAT İş Birliğiyle Afet Anı İletişim Eğitim Semineri Gerçekleştirildi Afetlerde kesintisiz iletişim...
Şaban Bozbal
1968 doğumlu emekli memurdur. Edebiyat..
Bugünün Çocukları, Yarının Geleceğidir.
Bir ülkenin geleceğini merak ediyorsanız,o ülkenin okullarına bakın, çocuklarının yüzlerine bakın, gözlerindeki umuda, yüreklerindeki sevgiye ve...
Makbule Pekdogan
Yaşam ve Nefes Koçu |..
Yorulmaya Hakkımız Var
Hayat dediğimiz o telaşlı akış içinde, sabah alarmının çalmasıyla başlayan maraton günün son ışıklarına kadar soluksuz...
Bahar Ayhan Balcıoğlu
Çocuk Gelişimi Eğitimcisi/Yazar
ÇOCUKLARI KORUMANIN İLK ADIMI: PAYLAŞMAMAK
Çocukların dijital dünyanın sokaklarında yalnız başına yürüdüğü ve ebeveynlerin onların elini tutmak için çabaladığı bir dönemden...
Buse Erturk
SANTOSHA: YETİNMEK Mİ DAHA FAZLASINI İSTEMEKTEN VAZGEÇMEK Mİ?
İstediğimiz şeyleri elde ettikçe neden hâlâ eksik hissedebiliyoruz? Daha iyi bir iş. Daha güçlü bir beden....
Saliha İnan
ERCAN ENGİN: SAĞLIKTAN ENERJİ VE MÜTEAHHİTLİĞE UZANAN ULUSLARARASI İŞ VİZYONU
Enherba uluslararası pazarlara açılırken, Enpetrol enerji, altyapı ve müteahhitlik alanındaki uluslararası faaliyetleriyle büyümesini sürdürüyor....
Cafer Sevindik
İşçiye Sağlanan Yemek ve Servis: Ek Kazanç mı, Sosyal Hak mı?
Çalışma hayatında ücret konuşulurken çoğu zaman yalnızca maaşa odaklanıyoruz. Oysa bir çalışanın işyerinden elde ettiği kazanımlar,...
Buse Köseer
İHANETİ AFFETMEK MÜMKÜN MÜ? İHANETİN NEDENİ VARDIR; AMA MAZERETİ YOKTUR!
Bir insan, sevdiğini söylediği kişiye neden ihanet eder? Bu soru yıllardır ilişkilerin en acı taraflarından birinin...
Mehmet Seyyid KORKUT
YAŞLI BAKIM TEKNİKERLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİ..
Türkiye yaşlanıyor. Peki biz buna hazır mıyız?
Türkiye yaşlanıyor. Peki biz buna hazır mıyız? Şimdi bu soruyu biraz daha somutlaştıralım. Çünkü demografik değişimleri...
Hasan Ferhat
Türkiye ve Ağaçlandırma Faaliyetleri
Türkiye’de ki ağaçlandırma faaliyetleri ne yazık ki olması gereken seviyenin çok altındadır. Bunun yanında her yıl...
EMEĞİN SESİ: BU ÜLKENİN GERÇEK GÜCÜ İŞÇİ VE EMEKÇİLERDİR! Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, yolları, binaları veya sahip olduğu ekonomik değerler değildir. O ülkenin asıl zenginliği, sabahın ilk ışıklarıyla işinin başına geçen, alın teriyle hayatı güzelleştiren işçi ve emekçileridir. Her sabah erkenden evinden çıkan, ailesinin rızkını kazanmak için yollara düşen milyonlarca insan var. Kimi fabrikada üretim yapıyor, kimi inşaatta ter döküyor, kimi tarlada çalışıyor, kimi direksiyon başında kilometrelerce yol kat ediyor. Kimi hastanelerde insan hayatı için mücadele ediyor, kimi sokakları temizliyor, kimi de gece gündüz demeden hizmet üretiyor. Onların ortak noktası ise aynı: Alın teri, emek ve helal kazanç mücadelesi. Ancak bugün işçi ve emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar görmezden gelinemez. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, iş güvencesi sorunları ve geçim sıkıntısı milyonlarca ailenin hayatını zorlaştırıyor. Bir işçi yalnızca kendisi için çalışmıyor. Çocuğunun geleceği, ailesinin huzuru, evinin kirası, mutfağının ihtiyacı ve yarınlara dair umutları için mücadele ediyor. Ne yazık ki çoğu zaman emeğin değeri, verilen ücretin gerisinde kalıyor. Oysa bir insanın emeği yalnızca saatlerle veya maaş bordrosundaki rakamlarla ölçülemez. EMEKÇİNİN HAKKI, İNSANCA YAŞAMAKTIR İşçi olmak sadece çalışmak değildir. İşçi olmak, ürettiğinin karşılığını adil şekilde alabilmek, güvenli koşullarda çalışabilmek ve akşam evine huzurla dönebilmektir. Her emekçinin insanca yaşayabileceği bir ücret alması, sosyal güvencesinin bulunması, iş kazalarına karşı korunması ve sendikal haklarını özgürce kullanabilmesi temel bir haktır. Unutulmamalıdır ki iş güvenliği bir tercih değil, zorunluluktur. Hiçbir kazanç, bir insanın hayatından daha değerli değildir. BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ İşçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, emeklinin ve tüm emekçilerin ortak bir beklentisi var: Adalet, eşitlik ve insanca yaşam. Emeğin karşılığını bulduğu, çalışanların haklarının korunduğu, gençlerin gelecek kaygısı taşımadığı ve hiçbir ailenin geçim sıkıntısı nedeniyle umutsuzluğa düşmediği bir toplum mümkündür. Bunun için işçinin sesi duyulmalı, sorunları konuşulmalı ve çözüm için somut adımlar atılmalıdır. Çünkü emeğin olmadığı yerde üretim, üretimin olmadığı yerde kalkınma, adaletin olmadığı yerde ise gerçek refah olmaz. SON SÖZ: ALIN TERİ KUTSALDIR Bugün fabrikalarda, tarlalarda, şantiyelerde, atölyelerde, hastanelerde ve hayatın her alanında çalışan bütün emekçilere sesleniyoruz: Siz bu ülkenin görünmeyen kahramanlarısınız. Ürettiğiniz her değer, verdiğiniz her emek ve döktüğünüz her damla alın teri bu toplumun geleceğine katkıdır. Kimse emeğinin karşılığını istemekten utanmamalı. Kimse insanca yaşamak istediği için suçlanmamalı. Unutmayalım: Bir ülkenin geleceği, emeğe verdiği değerle ölçülür. Yaşasın alın teri! Yaşasın dayanışma! Yaşasın işçinin, emekçinin ve üreten insanların onurlu mücadelesi! EMEĞE SAYGI, EMEKÇİYE ADALET!
EMEĞİN SESİ: BU ÜLKENİN GERÇEK GÜCÜ İŞÇİ VE EMEKÇİLERDİR! Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, yolları, binaları veya sahip olduğu ekonomik değerler değildir. O ülkenin asıl zenginliği, sabahın ilk ışıklarıyla işinin başına geçen, alın teriyle hayatı güzelleştiren işçi ve emekçileridir. Her sabah erkenden evinden çıkan, ailesinin rızkını kazanmak için yollara düşen milyonlarca insan var. Kimi fabrikada üretim yapıyor, kimi inşaatta ter döküyor, kimi tarlada çalışıyor, kimi direksiyon başında kilometrelerce yol kat ediyor. Kimi hastanelerde insan hayatı için mücadele ediyor, kimi sokakları temizliyor, kimi de gece gündüz demeden hizmet üretiyor. Onların ortak noktası ise aynı: Alın teri, emek ve helal kazanç mücadelesi. Ancak bugün işçi ve emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar görmezden gelinemez. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, iş güvencesi sorunları ve geçim sıkıntısı milyonlarca ailenin hayatını zorlaştırıyor. Bir işçi yalnızca kendisi için çalışmıyor. Çocuğunun geleceği, ailesinin huzuru, evinin kirası, mutfağının ihtiyacı ve yarınlara dair umutları için mücadele ediyor. Ne yazık ki çoğu zaman emeğin değeri, verilen ücretin gerisinde kalıyor. Oysa bir insanın emeği yalnızca saatlerle veya maaş bordrosundaki rakamlarla ölçülemez. EMEKÇİNİN HAKKI, İNSANCA YAŞAMAKTIR İşçi olmak sadece çalışmak değildir. İşçi olmak, ürettiğinin karşılığını adil şekilde alabilmek, güvenli koşullarda çalışabilmek ve akşam evine huzurla dönebilmektir. Her emekçinin insanca yaşayabileceği bir ücret alması, sosyal güvencesinin bulunması, iş kazalarına karşı korunması ve sendikal haklarını özgürce kullanabilmesi temel bir haktır. Unutulmamalıdır ki iş güvenliği bir tercih değil, zorunluluktur. Hiçbir kazanç, bir insanın hayatından daha değerli değildir. BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ İşçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, emeklinin ve tüm emekçilerin ortak bir beklentisi var: Adalet, eşitlik ve insanca yaşam. Emeğin karşılığını bulduğu, çalışanların haklarının korunduğu, gençlerin gelecek kaygısı taşımadığı ve hiçbir ailenin geçim sıkıntısı nedeniyle umutsuzluğa düşmediği bir toplum mümkündür. Bunun için işçinin sesi duyulmalı, sorunları konuşulmalı ve çözüm için somut adımlar atılmalıdır. Çünkü emeğin olmadığı yerde üretim, üretimin olmadığı yerde kalkınma, adaletin olmadığı yerde ise gerçek refah olmaz. SON SÖZ: ALIN TERİ KUTSALDIR Bugün fabrikalarda, tarlalarda, şantiyelerde, atölyelerde, hastanelerde ve hayatın her alanında çalışan bütün emekçilere sesleniyoruz: Siz bu ülkenin görünmeyen kahramanlarısınız. Ürettiğiniz her değer, verdiğiniz her emek ve döktüğünüz her damla alın teri bu toplumun geleceğine katkıdır. Kimse emeğinin karşılığını istemekten utanmamalı. Kimse insanca yaşamak istediği için suçlanmamalı. Unutmayalım: Bir ülkenin geleceği, emeğe verdiği değerle ölçülür. Yaşasın alın teri! Yaşasın dayanışma! Yaşasın işçinin, emekçinin ve üreten insanların onurlu mücadelesi! EMEĞE SAYGI, EMEKÇİYE ADALET!
Haber Gönder
Ses getirecek bir haber mi yayınlamak istiyorsun? O zaman durma hemen yayınla!
Haber Yayınla
Doğuş Otomotiv ile Volkswagen, binek otomobillerin Türkiye’de üretimi için niyet mektubu imzaladı